|
 |
Servikal Faktör
Rahim
ağzına (serviks) bağlı nedenler de infertiliteye neden olabilir. Servikal
faktörlerin belirlenebilmesi için postkoital test (cinsel ilişki sonrası
test) yapılması önerilir. Bu test ile servikal mukus, sperm ve ikisi
arasındaki ilişki değerlendirilir. Cinsel ilişkiden 2-18 saat sonra rahim
ağzından alınan mukus örneği mikroskop ile incelenir. Mukus iyi kalitede ise
ve yeteri kadar hareketli sperm varsa mikroskopik incelemede ileri doğru
hareketli spermler görülür.
Az sayıda hareketli sperm varlığı;
 | sperm üretimindeki bozukluğu |
 |
spermlerin rahme ulaşmasındaki problemi |
 | servikal
mukustaki problemi |
 | immünolojik (bağışıklık sistemi)
bozukluğu |
gösterir.
Servikal mukustaki problemlere bağlı infertilite antibiyotikler, hormonlar
veya intrauterin inseminasyon (aşılama) ile tedavi edilebilir.
Uterin Faktör (Rahme Bağlı Nedenler)
Çocuğu
olmayan kadınların %5'inde rahimde yapısal bozukluklar, yapışıklıklar, polip
ve myomlar görülür. Bunlar döllenmiş yumurtanın tutunmasını engelleyerek
veya düşüklere neden olarak normal gebeliği önler.
Rahmin yapısal bozuklukları:
Anne
karnında rahim, sağ ve sol parçaların birleşip bir boşluk oluşturması ile
meydana gelir. Bu gelişim sürecinde meydana gelebilecek aksaklıklar çift
rahim, rahmi ikiye bölen septum (perde), tek taraflı rahim, rahim ağzının ve
kanalının oluşmaması gibi doğumsal anomalilere yol açar.
Histerosalpingografi olarak adlandırılan basit radyolojik inceleme ile
rahmin iç yapısı değerlendirilir. Bu inceleme ile rahimdeki yapısal
bozukluklar ve rahim içi yapışıklıklar belirlenebilir.
Histeroskopi
Rahim
içinin değerlendirilmesinde kullanılan en modern teşhis ve tedavi
yöntemidir. İnce bir teleskop ile vajinal yoldan rahim içerisine girilerek
tüm anormallikler teşhis edilir ve aynı seansta bu anormallikler cerrahi
olarak giderilebilir. Histeroskopide, laporoskopi gibi kansız ve bıçaksız
ameliyat türüdür. Hastalar bu işlemi çok rahat tolere ederler. İşlem çoğu
zaman lokal, bazen de genel anestezi altında yapılır. Histeroskopi ile rahim
içi polipler (aşırı büyüme gösteren et parçaları) ve septum (rahmi bölen
perde) giderilebilir. Böylelikle hasta bunların neden olabileceği
infertilite, ağrı ve düzensiz kanamalardan kurtulur. İşlemden bir iki gün
sonra hasta günlük yaşantısına geri dönebilir.
Myom;
Myomlar
rahim ve rahim ağzında görülen normal dışı düz kas dokusu büyümeleridir.
Myomlar rahmin myometrium adı verilen kas tabakasında bulunan düz kas
hücrelerinin anormal büyümesi ile oluşur. Çoğu zaman birden fazla sayıda ve
her dört-beş kadından birinde görülür. Genellikle 20-40 yaşlarında görülen
myomlar, menopoz sonrasında küçülür. Myomlar çoğunlukla tedavi gerektirmez.
Bazen aşırı kanama, ağrı, basınç hissi, infertilite, düşük ve erken doğuma
yol açabilir. Myomların cerrahi yolla giderilmesi bu problemleri ortadan
kaldırır.
Myom oluşmasının nedenleri;
 | Artmış Östrojen Düzeyi;
Myomların kesin nedeni bilinmemekle beraber , östrojenin (kadınlık
hormonu) myomların büyümesine yol açtığı düşünülmektedir. Gebelik
sırasında daha fazla östrojen salındığından myomlarda büyüme görülür.
Menapoz döneminde ise östrojen düzeyi azalır ve myomlarda küçülme
görülür. |
 | Kalıtım;
Ailesinde özellikle anne ve anneannesinde myom olan kişilerde myom
gelişme şansı fazladır. |
Myom tipleri
Myomlar genellikle rahimde, nadiren de rahim boynunda görülür. Myomlar
subseröz (rahmin dış tabakasında), intramural (rahmin orta tabakasında) ve
submüköz (rahmin iç tabakasında) olabilir.
Myom Bulguları
Birçok myom hiç bulgu vermez. Hastaların üçte birinde anormal vajinal
kanama, basınç hissi ve kasık ağrısı yakınmaları vardır.
 | Anormal Kanama;
Anormal kanama myomu olan hastalarda en sık görülen yakınmadır. Büyük
myomlar rahim içinde adet döneminde dökülen yüzeyi arttırdıkları için
fazla ve uzun süren adet kanamasına neden olurlar. Myomların endometriuma
(rahmin iç tabakasına) bası yapmasından dolayıda kanamalar görülür.
Anormal kanama rahim kanseri gibi nedenlerden de oluşabileceği için
hastalara detaylı inceleme yapılmalıdır. |
 | Ağrı;
Myomlar hızla büyümeye başladığında, kan akımı yetersiz kalır ve
dejenere olarak yok olurlar. Bu gelişme kramp tarzında hissedilen ağrıya
neden olur. |
 | Basıya bağlı yakınmalar;
Büyük myomlar mesane (idrar torbası), üreter (idrar yolu) ve rektum
(kalın barsak) gibi organlara bası yaparak çeşitli yakınmalara neden
olur. Azalan mesane kapasitesine bağlı olarak idrara sık gitme yakınması
olur. Eğer myoma bağlı bası düzeltilmezse böbrekler zarar görebilir.
Rahmin alt bölgesindeki myomlar kalın barsaklara bası yapar. Böylelikle
barsak hareketleri güçleşir, kabızlık ve hemoroidler (basur) oluşabilir. |
Myomlar ve İnfertilite
Rahim içinde bulunan myomlar infertiliteye neden olabilir. İnfertil
hastaların % 2-3'ünde infertilite nedeni myomlardır. Myomlar endometriumda
(rahmin iç tabakası) değişikliklere neden olarak döllenen yumurtaların rahme
tutunmasını engelleyebilir. Bunun ötesinde Fallop tüplerine bası yaparak
spermin yumurtaya erişmesini ve dolayısı ile döllenmeyi engeller. Myomlar
çıkartıldıktan sonra elde edilen gebelik oranları hasta yaşına, gebeliğe
engel olan diğer nedenlerin bulunmasına, yumurtlama ve tüplerin durumuna
bağlı olmasına rağmen genellikle yüksektir.
Myomlar ve Düşük
Myomu olan kadınlarda düşük görülme ihtimali %40 gibi yüksek oranlarda
olabilir. Döllenme ve döllenen embryoların rahme tutunması gerçekleşse dahi
gebelikte artan östrojene (kadınlık hormonu) bağlı olarak daha da büyüyen
myomlar düşüklere yol açar. Endometrial doku ve rahmin kanlanmasındaki
değişiklikler de erken düşüklere neden olur. Myomlar ayrıca erken doğumada
neden olabilir. Myomların cerrahi ile çıkartılmasından sonra, önceden myoma
bağlı düşük yapan hastaların %80'i sağlıklı çocuk sahibi olur.
Myomların Tanısı
Basit jinekolojik muayene ile myomların tanısı konulabilir. Myomlar erken
gebelik, yumurtalık tümörleri ve barsak tümörleri ile karışabildiğinden
hastalara mutlaka detaylı inceleme yapılmalıdır.
Myomların tanısında ultrasonografik inceleme önemlidir. Ultrasonografi
yüksek frekanstaki ses dalgalarını kullanarak üreme organlarının
görüntülenmesini sağlar. Fakat myomlar 1 cm'den küçük veya çok büyük ise
ultrason ile inceleme sağlıklı sonuç vermeyebilir.
Myomlar ve Tedavi;
 | Düzenli Takip;
Tüm myomların cerrahi ile çıkarılmasına gerek yoktur. Ağrı, basınç
hissi, düzensiz ve aşırı kanama yakınmaları olmayan hastaların düzenli
kontrolleri yapılarak myom boyutları takip edilir. İleride gebelik
düşünen hastalar ve menopoza girecek hastalar bu şekilde takip edilir. |
 |
Cerrahi;
Yakınmalara yol açan ve hızla büyüyen myomlar cerrahi olarak
çıkarılmalıdır. Rahim bırakılarak sadece myomların çıkarıldığı
ameliyatlara myomektomi denir. Myomun yeri ve büyüklüğü cerrahi işlemin
tipini belirler.
 | Cerrahi Histeroskopi;
Rahimde yerleşen myomlar cerrahi histeroskopi ile çıkarılabilir.
Rahme yerleştirilen histeroskop ile sadece rahim içinde yerleşen
myomlar çıkarılır. İşlem basittir ve komplikasyon nadir görülür. |
 |
Cerrahi Laparoskopi;
Cerrahi laparoskopi rahmin dış duvarında yerleşen myomların
çıkarılması için uygulanabilir. İnce bir kesiden laporoskop ile karın
içine girilir, ve myomlar çıkarılır. Hastalar genellikle bir gün
içinde iyileşir. |
|
 | Myomların Tıbbi Tedavisi;
GnRH analogları olarak adlandırılan bir grup ilaç myomların boyutlarını
küçültmek için kullanılabilir. Bu ilaçlar cerrahi öncesinde myomları
küçültmek için kullanılır. Menopoz benzeri yan etkiler oluşturan bu
ilaçlar sıcak basması, vajinal kuruluk ve kemik kaybına neden olur. |
|
|