| |
Meme kanserine yakalanma riskleri
Pek çok faktör kadınların meme kanserine yakalanma riskini etkileyebilir,
ancak bu faktörlerden bir yada bir kaçına sahip olmak, o kadının meme
kanseri olacağı olacağı anlamına da gelmez. Meme kanseri risklerinden birini
yada bir kaçını taşıyan kadınların bir kısmı hiç kanser gelişimi
göstermezken, meme kanserine yakalanan kadınların çoğunluğu görünürde hiç
bir risk faktörünü taşımamaktadır. Bu risk faktörlerinden birini taşıyan
kadının hastalanması durumunda o risk faktörünün meme kanserinin gerçek
sebebi olduğunu ispat etmenin de bir yolu yoktur.
Meme kanseri risk faktörleri genetik ve yaş gibi değiştirilemeyen ve yaşam
tarzı gibi değiştirilebilen öğeleri kapsar.
Kadınlar meme kanseri için risk taşıyıp taşımadıklarını nasıl
belirleyebilirler?
Aile tarihçesi, ırk, ilk adet yaşı, çocuk sayısı gibi pek çok faktör
kadınların meme kanseri için yüksek risk taşıyıp taşımadığını belirler.
Aşağıdaki sorulara verilen cevaplar meme kanseri riskinin belirlenmesine
yardımcı olabilir.
 |
İlk adetinizi 12 yaşından önce mi gördünüz?
|
 |
İlk çocuğunuza 30 yaşından önce mi sahip oldunuz?
|
 |
Anneniz veya varsa kız kardeşiniz meme kanseri
hastası mı?
|
 |
Meme kanseri olmuş kızınız var mı?
|
 |
Daha önce hiç göğüs biopsisi yaptırdınız mı?
|
 |
Bu biopsilerinizin sonucunda kanser öncesi
hücrelere rastlandı mı?
|
 |
Bu biopsilerinizin sonucunda erken (yayılmamış)
kansere rastlandı mı?
|
Yaş:
Kadınlar yaşlandıkça meme kanserine yakalanma riskleri artar. Yaklaşık
olarak meme kanserine yakalanmış kadınların %77 si tanı konma aşamasında 50
yaşın üzerindedir. 20 ila 29 yaşları arasında meme kanserine yakalanmış
kadınlar toplam meme kanseri hastalarının yanlızca binde 3 ü nü
oluştururlar.
|
30 yaşından önce meme kanserine yakalanma
riski
|
2,212 de 1
|
|
40 yaşından önce meme kanserine yakalanma
riski
|
235 de 1
|
|
50 yaşından önce meme kanserine yakalanma
riski
|
54 de 1
|
|
60 yaşından önce meme kanserine yakalanma
riski
|
23 de 1
|
|
70 yaşından önce meme kanserine yakalanma
riski
|
14 de 1
|
|
80 yaşından önce meme kanserine yakalanma
riski
|
10 de 1
|
|
Hayatı boyunca meme kanserine yakalanma
riski
|
8 de 1
|
Yukarıda verilen risk modeli toplum genelinde yapılmış
olan istatistiklerden üretilmiştir. Her kadının meme kanserine yakalanma
riski yukarıda verilenlerden daha aşağıda yada yukarıda olabillir. Bu
farklılaşım aile de başka kanser hastalarının olup olmaması, genetik, adet
görmeye başlama yaşı gibi bilinen ve şu ana kadar henüz tespit edilememiş
olan pek çok faktörden etkilenir.
Genetik:
Belirli genlerdeki değişiklikler (Mutasyonlar) bazı hücrelerin kanser
hücrelerine dönüşmesine neden olabilir. Yakın zamanda yapılmış olan
çalışmalar meme kanserlerinin %10 a varan bir kısmının kalıtımsal olduğunu
göstermiştir. 1994 de, araştırmacılar BRCA1 (Breast Cancer Gene 1, Meme
kanseri Geni 1) veya BRCA2 (Breast Cancer Gene 2, Meme Kanseri Geni 2)
genlerinde mutasyon (değişim) bulunan kadınların bu mutasyonları olmayan
kadınlara oranla göğüs yada yumurtalık kanserine yakalanma risklerinin daha
fazla olduğunu belirlediler. Günümüzde, BRCA1 geninde mutasyon olan kadınlar
toplam meme kanseri hastalarının %5 i ni oluşturmaktadırlar. Kuzeydoğu
Avrupa kökenli yahudi kadınlarda BRCA1 geni mutasyonu görülmesi riski daha
fazladır.
HER2 (human epidermal growth factor receptor 2, İnsan epidermal büyüme
faktörü algılayıcısı 2) bir başka gendir, hücrelerin yüzeyinde bulunur ve
hücre büyümesinin kontrol edilmesinde anahtar bir rol oynar. HER2 geninin
değiştirilmesi durumunda, fazladan HER2 algılayıcıları üretilebilinilir.
HER2 nin böyle fazladan bulunması hücre büyümesinin ve çoğalmasının
artmasına sebep olur, ve genellikle daha saldırgan tümör hücrelerine yol
açar. HER2 proteininin fazla bulunması durumu meme kanseri hastalarının %25
ila 30 unu etkilemektedir. Birleşik devletler besin ve ilaç idaresi (U.S.
Food and Drug Administration, FDA) yakın bir geçmişte Herceptin adlı ilacı
HER2 anomalisi gösteren meme kanseri hastalarının bir kısmında kullanılmak
üzere onayladı.
p53 genindeki mutasyonlarda kadınların meme kanserine yakalanma riskini
arttırmaktadır. Yakın zamanda yapılan erken aşamadaki meme kanseri hastası
kadınlara yönelik çalışmalar, p53 geni mutasyona uğramış olan kadınların bu
mutasyonu göstermeyenlere oranla tedaviye daha az cevap verme eğilimini
ortaya koymuştur.
Kişisel tarihçe:
Bir göğsünde daha önceden meme kanseri olan kadınların diğer
göğüslerinde meme kanseri oluşma olasılığı hiç meme kanseri olmamış
kadınlardan üç yada dört kat daha fazladır.
Aile tarihçesi:
Arasında kan bağı bulunan akrabalarından biri (anne yada baba tarafında)
meme kanseri olmuş kadınlar meme kanseri için daha fazla risk taşırlar.
Annesi, kardeşi, kızı gibi birinci derece akrabalardan biri kanser olmuş
kadınlarda risk ikiye katlanabilir.
Biopsi sonucu habis (kötü huylu) olmayan oluşumlar tespit edilmesi:
Daha önce yapılan biopsilerinde habis olmayan oluşumlar tespit edilmiş
kadınların meme kanserine yakalanma riski biraz daha fazla olabilir, çünkü
bu oluşumların ortak karakteri göğüs hücresi sayısındaki keskin artıştır.
Adet görmeye başlama yaşı:
Adet görmeye erken yaşlarda başlayan kadınlarla (12 yaşından önce)
menepoza 50 yaşından sonra giren kadınların meme kanserine yakalanma
riskleri daha fazladır.
Gecikmiş doğum:
İlk çocuklarına 30 yaşından sonra sahip olan yada hiç çocuk sahibi
olmamış kadınların meme kanserine yakalanma riskleri daha fazladır.
Alkol:
Pek çok sağlık kuruluşu günlük alkol kullanımının meme kanseri riskini
arttırdığı konusunda görüş birliğindedir. Yakın zamanda meme kanseri ve
alkol kullanımı konusunda yapılan bir araştırmanın sonuçlarına göre günde
iki ila beş kadeh alkollü içki tüketen kadınların meme kanserine yakalanma
riskleri alkol tüketmeyen kadınlardan %41 daha fazladır.
Sigara:
Sigara içmek kadınların pek çok meme kanseride dahil olmak üzere pek çok
kanser türüne yakalanma riskini arttırır.
Yemek alışkanlıkları:
Yağ oranı yüksek yemeklerin yendiği bölgelerde (Birleşik Devletler gibi)
meme kanseri oranları yağ oranı düşük yemeklerin yendiği bölgelerden
(Japonya gibi) daha fazladır. Ancak, yemek alışkanlıkları ile meme kanseri
riski arasındaki ilişki aslında daha karmaşıktır ve daha çok hangi tipte
yağların tüketildiği ile ilgilidir. Zeytin yağı gibi tekdoymamış yağlar (Monounsaturated
fats) genellikle daha düşük meme kanseri riski ile ilintili olarak kabul
edilirken, mısır yağı ve margarin gibi çoklu doymamış yağlar ile etlerde
bulunan doymuş yağların çok kullanıldığı diyetlerin daha yüksek meme kanseri
riski ile bağlantılı olduğu kabul edilmektedir.
Kilo:
Kilo ile meme kanseri riski arasındaki ilişki halen tartışmaya açıktır.
Yakın zamanda yapılmış olan yeni bir kaç çalışma göstermiştirki, aşırı
kilolu kadınlardan bu kiloyu yetişkin olduğu dönemlerde kazananlar meme
kanseri için daha yüksek risk taşırken, çocukluğundan beri çok kilolu olan
kadınlarda önemli bir risk artışı gözlenmemiştir. Ayrıca, hormon değişim
tedavisi gören fazla kilolu kadınların meme kanserine yakalanma riskleri de
daha fazladır.
Önceki radyoterapiler:
Çocukluklarında göğüsleri radyoterapiden etkilenmiş kadınların, meme
kanserine yakalanma riskleri daha fazladır, özellikle radyasyon Hodgkin
hastalığının tedavisi için kullanılmışsa. Genel olarak, her ne kadar erken
yaşta radyasyondan etkilenilirse, meme kanserine yakalanma riskide o kadar
artar.
Hormon değişim tedavisi (Hormone replacement therapy, HRT):
Yapılan çalışmaların sonuçları arasında tutarsızlık olmasına rağmen,
Estrojen değişim tedavisinin (Hormon değişim tedavisinin yalnız estrojen ile
yapılan hali) tek başına meme kanseri riskini dikkate değer bir miktarda
yükselmediğine dair bir görüş birliği oluştuğu gözlenmektedir. Bu özellikle
beş yıldan daha az bir süre için günde 0.625 mg dan daha az estrojen alan
kadınlar için doğru gibi görünmektedir. Beş yıldan daha uzun süreli hormon
değişim tedavileri kadınların meme kanseri riskini yükseltmektedir, ancak bu
risk artışının ne kadar olduğu hala belirsizdir. Uzun dönemli homon değişim
tedavisi kalp hastalıklarının ve östroporosisin önüne geçmesi gibi
kanıtlanmış yararları ile meme kanseri riskinin artması olasılığı arasında
bir tercih yapılmasının gerektirir. Hormon değişim tedavisi almak isteyen
kadınların, bu tedavinin yarar ve risklerini doktorları ile tartışmaları
önerilir. |
|